İzmir'in kalbinde yaşanan bir trajedi, şehirdeki cinayet istatistiklerini bir kez daha sorgulatıyor. Saplantılı eski sevgili, genç bir kadının hayatına mal oldu. Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olayda, 25 yaşındaki Eylül Yıldırım, bir süredir ilişki yaşadığı ve sonrasında ayrıldığı eski sevgilisi tarafından ağır yaralandı. Olayın ardından hastaneye kaldırılan Yıldırım, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Bu acı olay, hem aileyi hem de çevresindeki dostları derin bir üzüntüye boğdu. Olayın detayları ise hem medyanın hem de sosyal medyanın gündemine yerleşti. Olayın arka planı ve kadına şiddet üzerine tartışmalar yeniden alevlendi.
Olayın ayrıntıları, arkadaşları ve tanıklar tarafından yapılan açıklamalarla gün yüzüne çıkmaya başladı. Eylül Yıldırım, olayın yaşandığı gün tüm gün evdeydi. Akşam saatlerinde, eski sevgilisi olarak bilinen Oğuzhan K., kapısını çaldı. Önce arkadaş gibi görünen Oğuzhan, zamanla Eylu'yu tehdit etmeye başladı. Eylül’ün ilişkinin sona erdiğini belirtmesi üzerine Oğuzhan, kıskançlık ve saplantıyla dolu saldırgan bir tutum sergiledi. Olayın seyri, kısa sürede trajediye dönüştü. Eylu’ya yönelik gerçekleştirilen saldırı, komşularının duyduğu feryatlarla birlikte gelen emniyet güçlerinin müdahalesiyle mümkün oldu. Ancak maalesef her şey için çok geçti.
Bu olay, gençlerin ilişkilerinde karşılaştığı sarsıcı gerçeklerin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Eylu’nun hayatını kaybetmesi, sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda daha geniş toplumsal bir sorun olan kadına şiddet konusunu da yeniden gündeme taşıdı. İlişkilerde yaşanan bağımlılıklar ve saplantılı aşklar, pek çok genç kadının hayatını tehlikeye atıyor. Eylu'nun hayatını kaybetmesinin ardından, sosyal medyada #KadınaŞiddeteHayır vesilesiyle yapılan çağrılar dikkat çekti. Kadın hakları aktivistleri, bu tür olayların son bulması için toplumun ciddi bir farkındalık oluşturması gerektiğini vurguladı. Eylu'nun ailesi, olayın ardından adalet talep ederek Yıldırım'a yönelik saldırının cezasız kalmaması için mücadele edeceğini açıkladı.
Oğuzhan K. ise, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Şuan adli süreç devam etmekte ve halk, sürecin nasıl ilerleyeceğini merakla bekliyor. Bu tür olayların artış göstermesi ve birçok kurbanın hayatını etkilemesi, toplumda derin yaralar açmakta. Kadına yönelik şiddetin engellenmesi için, yalnızca yasaların değil, toplumun her kesiminde bir duyarlılık oluşması gerektiği ifade edilmektedir. İlişkilerde özgürlük ve güven duygusunun zedelenmesi, saplantılı davranışların sonucunda kaçınılmaz olarak ortaya çıkıyor. Artık yeter! Toplum olarak sesimizi yükseltmek ve bu tür olayları durdurmak adına harekete geçmek zorundayız. Eylu Yıldırım’ın hayatı, kaderinde daha büyük bir anlam taşımalı ve bu tarz saplantılı ilişkilerin önüne geçilmesi adına bir çağrı olmalıdır.
Olayın yarattığı acı, İzmir halkını derinden etkiledi. Eylu'nun arkadaşları ve ailesi, sosyal medyada #EyluYıldırım etiketiyle başlattıkları kampanya ile dikkat çekti. Amacı, gençlerin sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri ve şiddet olaylarının önlenmesi adına farkındalığı artırmak. Yıldırım'ın anısına düzenlenecek etkinlikler ve yürüyüşler ile kadına yönelik şiddete karşı durma çağrısı yapılacağı bilgisi de duyuruldu. Sadece Eylu için değil, her kadının güvenli bir şekilde yaşaması için hep birlikte bu savaşı vermeliyiz. Sadece bir kişi değil, hepimiz bu sistemin bir parçasıyız ve kadına şiddete karşı susmak yerine güçlü bir duruş sergilemeliyiz.
Sonuç olarak, İzmir’de yaşanan bu trajik olay, kadına şiddetin boyutlarını ve saplantılı ilişkilerin getirdiği tehlikeleri bir kez daha gözler önüne serdi. Eylu Yıldırım’ın hatırası önünde saygıyla eğiliyor, bu tür olayların bir daha yaşanmaması için toplum olarak sesimizi yükseltmeliyiz. Kadınlar güvenli bir geleceğe, sağlıklı ilişkilere ve mutlu bir hayata layıktır. Özgürlüğümüzü korumak ve nesillere taşımak, hepimizin sorumluluğudur.